buz iletisim

Hasan Kale, saç teline İstanbul’u çizecek.

Minyatür sanatı, eski namıyla nakkaşlık derin manalarla yüklü. Osmanlı’da nakkaşlar, kâinatta Tanrı’nın izlerini arar, kâinatı O’nun gördüğü gibi nakşedermiş. Gerçek bir nakkaş olmanın ölçütüyse, görme duyusunu kaybettikten sonra bile gönül gözüyle kâinatı nakşetmeye devam etmekmiş. Hasan Kale de İstanbul siluetlerini bazen bir kelebeğin kanadına, bazen de bir iğne deliğine resmediyor. Birkaç milimlik objelere çizdiği resimleri bizler büyüteç yardımıyla görebilirken, o çıplak gözle çiziyor.

Usta nakkaşları bekleyen görme duyusunu kaybetmek gibi bir tehlike var deniyor… Bende böyle mi olur. Bazen küçük alanlara çalışırken düşünmüyor değilim. Gönül gözüyle denen şey uzun yıllar emek verilen anlamındaysa, katılırım. Resme nasıl başladınız? Çizgi, renk ve kalemle tanıştığımda 5 yaşındaydım. Profesyonelliğe geçişim 1980’lere dayanır. Resim, fırça, renk ve çizgiyle ilgili her işe girdim çıktım. Matbaada çalıştım, tabelacılık yaptım. Bütün o el becerisini öğrenip kendi çizgimi bulmak adına inanılmaz bir evre geçirdim.

Neden üzerine çizmek için kelebek kanadı, iğne deliği, kum tanesi gibi objeleri seçiyorsunuz? Belki bir kaçış, tepki ya da kendini iyi ifade etmenin bir yolu. Seçtiklerim hayatın içinden cisimler. Mesela baklagil çekirdeğini atın, seneye ürün alabilirsiniz. Tabii benim sivrisineği, kelebeği güzelleştirmek gibi derdim yok. Yaratan zaten güzel yaratmış. Farkındalık yaratabilmek önemli.

Bir çalışma ne kadar vaktinizi alıyor? Birkaç dakikada bittiğini düşünebilirsiniz. Ne yaptığınızla ilintili olarak bazen 3 gün bazen aylarca sürebiliyor.

Minyatür eğitimi aldınız mı? Eğitim almak istedim ama gittiğim hocalar ders vermek istemedi. Ben de yüzyıllar öncesinden hocalarımı kendim seçtim. Muhammed Siyah Kalem’den fırçanın kıvraklığını, Levni’den renk ve ahengi, Nakkaş Osman’dan sultan portrelerinin inceliğini öğrendim.

Eserlerinizde tarihi İstanbul’u işlemenizin sebebi ne? İstanbul’u yüzyıllardır ressamlar, şairler, yazarlar anlatmış ama hâlâ anlaşılamamış. Ben de elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum. Şimdiki İstanbul beton yığınlarıyla bir şey vermiyor, çizmek istemiyorum.

‘Merak etmeyin öldürmüyorum’
Dünyada mikro çalışan sanatçılardan farkınız ne? Mikro çalışan 3 5 kişi vardır. 200 objeye ulaştım. Bu kadar farklı eseri bir araya getirmiş bir başka adam yok.

Türkiye’de sergilenen eseriniz var mı? Topkapı Sarayı’nda Sultan Çelebi Mehmed’i tasvir ettiğim 5 milimetre çapında fasulye sergileniyor.

Birçok ülkede eserleriniz sergileniyor. İnsanların tepkileri nasıl? Birkaç olumsuz eleştirinin dışında kötü şey duymadım. Bazen “Kelebekleri öldürüyor musunuz” diye soruyorlar. Öldürmüyorum, yurtdışından satın alıyorum.

Yeni projeleriniz neler? Üretmeden duramam. Kırkayağın her ayağına resimler yapmak istiyorum. Ayrıca sponsor bulabilirsem saç teline İstanbul panoraması çizeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>